Uğur Mumcu’dan bize kalan “Sakıncalı Piyade”, yakın tarihimizde yaşanmış ve bu günümüzü etkilemiş bir dönemi mizahi bir yaklaşımla anlatıyor.Hemen her sözcüğü mahkeme tutanaklarına geçmiş oyun, düne dair yaptığı göndermeler anlamında da tartıştırıcı bir içeriğe sahiptir. Türkiye yazın ve gazetecilik yaşamının en güçlü kalemlerinden bir olan Uğur Mumcu’nun usta işi oyunu; Sıkıyönetim mahkemeleri, askerlik anıları ile, cezaevleri sürecinin birlikte anlatır. Bu günlerde yaşanılan, Anayasa, Hukuk, Yargı tartışmaların alt metinleri olarak görülebilecek oyun, gerçekçi olduğu kadar komik, komik olduğu kadar da gerçekçi diyebiliriz.
Temelleri M.Ö. 7. yüzyılda atılan İstanbul, o dönemden bu yana çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Farklı kültürlerin bir arada ve büyük bir ahenk içinde yaşadığı örnek coğrafyalardan biri olan kent, dünyanın sayılı kültür başkentlerinden biri olarak kabul edildi.İstanbul, bir köprüyle iki kıtayı birbirine bağlamaktan çok daha fazlasını yaptı. Sadece Asya ve Avrupa'yı değil, aynı zamanda çağları, medeniyetleri ve insanları da birbirine bağladığı için, üzerindeki ilgiyi her zaman canlı tuttu.
Boş bir oda ve içeri alınan sadece 30 izleyici... Olacaklardan habersiz bu otuz kişinin üzerlerine kapanan bir eski kapı... Cesaretiniz varsa kapımızı çalmaya kapılar açıldığında sizin de beyin gözünüzde yepyeni kapılar açılacak demektir... İçeride yaşadıklarınıza inanamayacak, şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz... Bir insanın düşlerinin parçası olmak ve o düşleri tepkinizle yönlendirmek hiç bu kadar yakın olmamıştı diyerek bu ufacık odadan çıktığınızda kocaman bir dünyanın kapılarını açtığınızın farkına varacaksınız... Kahkaha ve hüznün iç içe geçtiği bu gösteride daha önce izlediğiniz her şeyi unutup tiyatro zevkinize bambaşka bir pencere açacak ve belki de bundan sonra eski defterleri kapatacaksınız...
Metin Zakoğlu'nun yazıp yönettiği bu beş kişilik komedide gerçek bir evin salonuna kurulan ufacık bir sahnenin içinde beş kişinin yarattığı mucizeye tanık olacaksınız. Başka hiçbir tiyatronun cesaret bile edemediği alternatif yolları sizlere sunması ile tanınan Metin Zakoğlu, şimdi de ufacık bir odaya sığdırdığı bu kahkaha dolu beş kişilik vodville sizleri şaşırtmaya, bu kadar da olmaz dedirtmeye devam edecek. İddia ediyoruz, son zamanlarda bu kadar komik kadro ve eğlenceli bir oyun izlemediğinizin farkına varacaksınız.
Bir Delinin Hatıra Defteri adlı oyunla 14. yılda 2000.gösterisini yapan Metin Zakoğlu'ndan deneysel bir çalışma...Bir Delinin, tuttuğu günlükten hayallerini yorumladığı koğuşunda, yatağının ucundan birebir göze göz hissettiklerini hissetmeye cesaretiniz var mı? Sadece 30 kişinin girebileceği koğuşta yerinizi şimdiden ayırtın. Oyuncu ile iç içe göz göze bir 90 dakika. Kimi zaman ben neredeyim, bu adam kim? Ben şimdi oyuncu muyum, seyirci mi, karşımda ki oyuncumu yoksa gerçeğin kendisi mi soruları ile baş başa kalabileceğimiz bir 90 dakika. Oyuncu ve seyircinin yer değiştirdiği tek gösteri. Kimi zaman gülmekten ikinci espriyi kaçıracaksınız, kimi zaman da göz yaşlarınıza hakim olamayacaksınız. Kısacası bu gösteri de çok şaşıracaksınız!